|
PEYGAMBERLERİN MAHİYETİ:
İnsan; akıl, idrak ve sınırlı irade gücüne sahip bir varlıktır. Yaratılanlar içinde şerefli bir mevkiye sahiptir. Dünyaya Rabbine kulluk etmek ve bir imtihan devresi geçirmek üzere geldiği için başıboş bırakılmamıştır. Yüce Allah emir ve yasaklarını ona duyurmak için bazı aracılar görevlendirmiştir. Çünkü her insan bunları doğrudan, Allah’tan alma veya melekle temas kurma gücüne ve kabiliyetine sahip değildir. Durum böyle olunca, yine insanlardan birinin, Allahü Teâlâ ile insanlar arasında elçi, aracı olmasına ihtiyaç vardır. İşte bu elçi ve aracılara “peygamber” denir.
Cenâb-ı Hak, insanlık alemine pekçok peygamber göndermiştir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Andolsun biz, her millet içinde; Allah’a kulluk edin, şeytandan kaçın, diye bir elçi gönderdik.”112 “Peygamberlerden kimini daha önce sana anlattık, kimini de anlatmadık.”113
Yeni bir kitap ve şeriat getirmiş olan peygamberlere hem “Nebi”, hem de “Rasul” denir. Kendisine yeni bir kitap verilmeyip daha önceki peygamberlerin şeriatini devam ettiren ve onunla amel eden peygambere de sadece “Nebi” denir. Rasul’ün çoğulu “rusul”, nebinin çoğulu ise “enbiya”dır. Nebi geneldir. Rasul ise özeldir. Kısaca her Rasul, Nebi’dir, fakat her Nebi, Rasul değildir. Hz. Musa, Davud, İsa ve Hz. Muhammed hem Rasul ve hem de Nebidirler. Bu göreve de “nübüvvet” veya "peygamberlik” denir.
(kaynak: Hamdi Döndüren).
|